Üye Olmak İçin Tıklayınız
e-Posta Şifremi
Unuttum
Şifre
HATAYKEŞİF FOTOĞRAF GRUBU Giriş
Anasayfa Künye Eski Sayılar Forum İletişim
ARALIK 2011
editör
Prof. Dr. Mustafa KAÇAR
ARALIK 2011
Hataykeşif Yayınları'ndan 'ANTAKYA YEMEKLERİ' kitabı yayımlandı
selimgül rentacar kiralık oto
 
Ayın Konuları
Samandağ’da bir sultanın evi Dadük köyü ve kale...
Samandağ’da bir sultanın evi Dadük köyü ve kale...Ey Vasi; Samandağ'ı ne kadar anlatsam da, eksik kalan şeyler oluyor. Neyse ki, sen bunların farkında değilsin. Ne söylesem he diyorsun; çok güzel diyorsun. Bundan cesaret alarak, ben de gördüklerimi çokbilmiş edasıyla sana anlatmaya devam ediyorum. Yalnız şu senin yönetmene söyle, her sayıda derginin kapağında şu kadar km yol kat ettik diye yazıyor ya, benim gittiğim yollar ne olacak? Motosikletimle gittiğim yollar yol değil mi? Dağ taş demeden keşfettiğimiz yerlere nasıl gidiyoruz sanıyorsun? Neyse, bugün sana yine enteresan bir yerden bahsedeceğim. Dadükler köyünü ve hemen yakınlarında Kale denilen bölgeyi anlatmaya çalışacağım. Boşuna yorma kendini; Samandağ haritasında Dadükler diye bir yer yok. Aklı evvel birisi zamanında oranın adını Gözene diye koymuş. Gözene nedir, ne alakası var? Hiçbir alakası yok.

Pekmezin peşinde iki gün...
Pekmezin peşinde iki gün...Hatay yerel basınında İskenderun merkezli eski, en eski gazeteci meslektaşım Özkan Ekekon'un Belen Pekmezi yazısı geçen sene elime geçti. Yazı harika, pekmez harika, ancak Hatay Kültür Keşif Dergisi’nde yayımlamak için fotoğraf gerekli... Ekim ayında Mehmet Tanrıverdi ile Erol İğde gelince, Belen'de BELEN PEKMEZİ'nin yapıldığı bir köye gitmek üzere, Kurtoğlu Restoran'da çorbamızı içip, bizi pekmez mahşeresinin kurulduğu köye götürmek için bir iki yere telefon ettikten sonra Kurdoğluyla beraber yola çıktık. Belen'in Benlidere köyünün bir mahallesi olan Yapraklı köyüne doğru yol aldık. Daracık asfalt yoldan Soğukoluk Yaylasının sırtını dayadığı tepenin arkasındaki vadiye doğru tırmandık. Dar bir yol. Sürekli tırmanıyoruz. Zeytin, meşe, meyve ağaçlarının, incir ağaçlarının, hurma ağaçlarının arasından tepelere doğru ilerledik. Yapraklı, derin bir vadinin uç noktasında sırtını dağa dayamış küçük, şirin bir köy.

Burnaz plajına sonbahar hüznü çökmüş...
Burnaz plajına sonbahar hüznü çökmüş...Erol İğde, ille de Hatay'ın batıdaki en uç noktasına, diğer bir deyimle Hatay'ın Adana'ya bağlı Ceyhan Yumurtalık bölgesindeki sınırına gitmek istiyor. Erzin denilince de aklıma Nazım Sönmez geldi. Her ne kadar Nazım daha çok Amanosları, dağları, vadileri bilirse de, “hadi” dedik, “bizi Hatay'ın en batısına götür.” Kuzuculu'dan çıkıp eski Adana yoluna, oradan da Ceyhan asfaltına girip batıya doğru yol almaya başladık. Uzaktan görünen Osmaniye Organize Sanayi Bölgesi'ne varmadan sola dönerek, Gaziantepliler Sitelerinin bulunduğu bölgeye, İssos harabelerinin daha batısına demiryolunu geçerek vardık. İssos bölgesi, bu bölge tarihinin en önemli dönüm noktasıdır. Gök gözlü Makedonyalı İskender'in, Pers Kralı III. Daryus ile yaptığı M.Ö. 333 yılındaki savaşın geçtiği alanlar. Biraz ötede yıkılmadım ayaktayım diyen, Cenevizli gemicilere ta Amanos zirvelerinden su getiren kemerler... Yeri kazsan neler çıkacak kim bilir geçmişten kalan? Hani toprağı elinle eşelesen, geçmişin izlerini taşıyan bir şeylere rastlanır buralarda.

Soframızdan kaybolan, sır dolu Belen pekmezi
Soframızdan kaybolan, sır dolu Belen pekmeziKaybolan diye bahsini açtığımız Belen üzüm pekmezinin hakikisi pahalı satıldığından, karışık olup şeker ilave edilenlerin ucuza satılması üreticiyi imalatından uzaklaştırmış, tüketicinin ağız tadı ile aradığı eski pekmezi bulamaması, Belen pekmezini bizlere unutturmuştur. 1950 yılları sonrası şeker ithal ettiğimiz dönemlerde soframızda Belen pekmezi, çayda şeker yerine kullanılacak kadar lezizdi. O günleri yaşayanlarla seferberlik yıllarını anlatan yaşlılarımızın pekmez ile yaşantılarını mutlu ve tatlı anılar olarak dinlemişizdir. Doğal yapıda ve doğal şartlarda Belen'de ve köylerinde imal edilen hakiki Belen pekmezi bir sanat eseri gibi üretiliyor. Çok az yerlerde bulunuyor. Dünya tarihi kadar eski üzüm ve bağcılık toplumların kültürlerine, inançlarına girmiş, cennet meyvesi olarak söylenmiş, ekonomik gelişmelere katkıda bulunmuş. Hatta Belen Kömürçukuru köyünde eskiden yaşayan Ermenilerin bu bölgedeki üzüm ve pekmezin gelirinden dolayı yörenin adını "Darphane" diye andıkları olmuş ve insanları zengin yaşamışlar.

 
Derginin Eski Sayılarını Okumak İçin
Kuzeytepe Muhtarın Yeri Aile Kebap Salonu Restoran
Dergi Abonelik
Abonelik İçin Telefon 0212 270 94 05
Bağlantılar
HATAYDER
>> hatayder.org.tr
Hatay Rehberiniz
>> hatayrehberiniz.com
Antakya Turu
>> antakyaturu.com
 

Anasayfa | Künye | Eski Sayılar | İletişim | Abonelik| Forum | Hataykeşif FotoğrafGrubu | Üyelik Sözleşmesi

Metrobasım San. ve Tic. Ltd. Şti.
Sanayi Mah. Turan Sk. No: 14 Kat: 1 34415 Kağıthane - İstanbul
Tel: (0212) 270 94 05 (2 Hat) Faks: (0212) 270 94 07